mehmet@balkay.net
Skype : balkaymehmet
25
Oct

Nice seneler babacım..

babammmYaşıyor olsaydın, şimdi 67 yaşında olacaktın ya sen.. Gittiğinde 63tü.. Sensiz dördüncü doğum gününün gecesinde, seninde bize her zaman yaptığın gibi, geceyarısı yazıyorum sana.. Üzgünüm, geciktim bile biraz.. Yorulmuşum biraz, uyuyakalmışım.. Tıpkı senin gibi..

Gittiğinden beri hayat çok değişti, her seferinde anlatırım ya sana.. Bu kez sadece Ali Sefa yı bilmeni istiyorum yine.. O bambaşka bir evlat olma yolunda sıkı adımlarla ilerlerken, ben her geçen gün daha büyük bir hayranlıkla izliyorum onu.. Varlığını.. Hep inandığım gibi, rabbimin hayatı dengeleme kuralının sonucudur Ali Sefa bence.. Senin gidişine inat, yıllar sonra geldi o.. Şimdiyse, hayatımızın merkezinde daima..

Dayıcıııım deyişine, ömür verir insan.. Dedeciiim demesi için , yarın geleceğiz sana.. Duymayacaksın.. Duyman için, neler vermezdik; bilmeyeceksin..

Yorucu bir gündü bugün, uyuyakalmışım kanepede.. Rüyamdaydın bu gece.. Hiç konuşmasan da, görüştük seninle yine rüyamda..

Sevgiyle, saygıyla.. Seni çok seviyoruz.. Nice seneler babacım..

17
Sep

4ncü 18 Eylül..

babammmHiç şaşırmadın değil mi? Yine geldi işte.. Ver her sene de yine gelecek.. Hiç bir zaman yutkunamayacağımız bir yumruğun boğazımızda düğüm olarak kaldığı o gün..

Şu an, evimin salonunda seninle birlikte şu maçı izlemek için neler vermezdim baba.. Yeniliyoruz ama olsun işte, maksat seninle olmaktı.. Evladının evinde, o keyfi yaşamanı paylaşmaktı..

Sen gittiğinde öğrendim.. Herhangi bir gecenin sabahında, neleri veya kimi kaybedeceğini bilemiyor insan.. Veyahut hangi canla tanışacağını..

Sen gittiğinden beri tam 4 yıl oldu.. Geçmez denen zaman su gibi..
Sen gittin.. Ben artık annemi her gün arıyorum.. Mutlaka..
Sen gittin.. Ali Sefa geldi bir sabah.. Pazar günü, mezarının başında, “Ali Dedeciimm, merhabaa..” diyen o sarı kafa doğdu..
Sen gittin.. Evlendim.. Çokta mutluyum..
Sen gittin.. Gelmedin geri.. Çok kızgın olmayı isterdim, neden gelmediğin için.. Ama çaresiz kalışlarını iyi bildiğimden bazen, sessiz kalışlarını bildiğimden.. Kızamıyorum..

Seni o buz gibi morgda, yıkayıp beyaz kefene sardığımdan beri , özlemek benim lügatımda başka şeyler anlatıyor..

4 yıl.. Ne çabuk geçti bize..
Orada nasıldı kimbilir..